Altı Haftalık Bir Duraklama

Kasık fıtığı teşhisi aldıktan sadece iki hafta sonra ameliyat masasına yattım. Açıkçası, daha önce hiç ameliyat olmamış biri olarak bilinçli bir korkum yoktu. Ama işin ilginç tarafı, bilinçaltı aynı fikirde değildi. Ameliyat tarihinin netleştiği gün ve bir gün öncesi, kendimi hiç normal hissetmiyordum. Kafam dağınıktı, odaklanamıyordum; hatta bir noktada kırmızı ışıkta geçtiğimi bile hatırlıyorum. Fiziksel süreçten çok, zihinsel tarafın beni bu kadar etkilemesi beklediğim bir şey değildi.

Ameliyatımı Kocaeli Şehir Hastanesi’nde oldum. Hocalarıma ayrıca teşekkür etmem gerekiyor; süreç gerçekten çok iyi geçti. Operasyon sonrası toplamda 6 haftalık bir toparlanma sürecine girdim. Şu an geriye dönüp baktığımda, bu sürecin en kritik kısmının ilk hafta olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

İlk hafta neredeyse tamamen evdeydim. Günün büyük kısmını dinlenerek geçirdim, ama tamamen hareketsiz kalmadım. Kısa ve hafif yürüyüşler yaptım. Beslenme tarafında ise oldukça dikkatliydim: daha çok sulu yemekler ve bol su tükettim. Bu noktada özellikle kabızlık yaşamamak çok önemli. Ameliyat sonrası zorlanma, iyileşme sürecini ciddi şekilde etkileyebiliyor. Neyse ki ameliyat öncesinde de beslenmeme dikkat ettiğim için bu konuda bir sorun yaşamadım.

Ağır kaldırmaktan tamamen kaçındım. Üşütmemeye ekstra dikkat ettim. Hatta hapşırma ve öksürük bile düşündüğünüzden daha problemli olabiliyor, bu yüzden bir süre insanlarla mesafemi korudum. Küçük gibi görünen bu detaylar, aslında iyileşme sürecinin en kritik parçaları.

İkinci haftada dikişler alındıktan sonra yavaş yavaş normal hayata dönmeye başladım. İşe gidip gelmeye başladım. Zaten oturarak çalıştığım için fiziksel olarak büyük bir zorluk yaşamadım, ama yine de hasta olmamaya ve kendimi zorlamamaya dikkat ettim.

Toplamda ameliyat öncesi 2 hafta ve sonrası 6 hafta boyunca koşamadım, spor yapamadım. Buna rağmen ilginç bir şekilde kilo vermeye devam ettim. Daha az yediğim için bunun bir kısmının kas kaybı olduğunu biliyorum, ama bunu çok problem etmedim. Sonuçta geri kazanılabilecek bir şey. Bu süreçte yürüyüş dışında kalan zamanlarımı daha sakin aktivitelerle geçirdim. Kitap okudum; özellikle Dune serisine geri döndüm, yanında birkaç edebiyat ve şiir kitabına da göz attım.

En şaşırtıcı kısımlardan biri ise motivasyon tarafıydı. Açıkçası böyle bir süreçte düşmesini beklerdim, ama tam tersi oldu. Nedenini tam olarak açıklayamıyorum ama mental olarak oldukça dengeliydim.

Şu an itibarıyla toparlanma sürecinin sonuna geldim ve hafif hafif koşulara başlamayı planlıyorum. Bu süreç bana şunu öğretti: vücut gerçekten toparlanıyor, hatta düşündüğünden daha hızlı toparlanıyor. Ama asıl yönetmen gereken yer zihnin. Orası da kontrol altındaysa, geri kalan her şey bir şekilde yoluna giriyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir