Herkes aldığı kararlardan sorumludur ve sonuçlarıyla yaşamak zorundadır. Bu hayatın değiştirilemez gerçeği. Çocukken Cumhurbaşkanı Turgut Özal’dı siyaset neydi bilmezdim ama siyaset meydanını hep izlerdim. Açıkçası çocukluğumdaki o programları hatırlamıyorum. Özal’ın öldüğü günü hatırlıyorum, arı logolu bir partisi vardı anap diye onu severdim logusundan dolayı. Sonra Demirel geldi hastane açılışında görmüştüm kendisi karizma birisiydi. Sonra Necdet Sezer, Gül ve Erdoğan. Zaman geçtikçe politikaya, tarihe daha hakim olduk, logosunu sevmekten, vaatleri sevmeye, ekonomiye vs değişti hayat, hoş LDP hala hoşuma gider Yunus logosu ve bullshit yapılmadan gerçek liberal değerlerden bahseden insanları severim.
Üniversiteye giderken babam bir tavsiye vermişti oğlum sağcısı solcusu da aynı şeydir dikkat et. İstanbul üniversitesinde okurken bunu çok güzel yaşadım. Kendisine teşekkürü tekrar bir borç bilirim. Hala da yaşıyorum. İdeolojiler insanların ürettiği veya götünden salladığı şeylerdir. Götümüzden salladığımız bir sürü şey var, bunları kendimizi tanımlamada kullanabiliriz fakat işin özünde kim olduğumuzu değiştirmezler. Dünyanın en solcu devrimci arkadaşı öküzün tekide olabilirsiniz, dünyanın en dindar ama sapık insanı da. Bireyleri belli terimlerle gruplara tanımlayıp anlamlandırmak güzeldir ama işin özünde çok daha temel şeyler vardır(ki onları da yine terimlerle ifade ediyoruz). İyi bir insan mısınız? İyi bir insan nasıl olunur? İki bin yıldan fazla uzun süredir insanlar buna kafa yormuş. Günün sonunda kötü bir insansanız, kötüyseniz, diğer sahip olduğunuz çoğu sıfatın bir anlamı kalmaz. Hepsi bir maskeden ibaret kalır. Bireyse sahip olduğunuz sıfatlar toplumsal sahip olduğunuz sıfatları ezer geçer. Maalesef insanlar toplumsal grupların hayaline kapılıp insanların gerçek sıfatlarını göremiyor. Düşünmeden, sorumluluğun farkında olmadan kararlar alıyor ve sonra buna üzülüyor.
İnsanların o bireysel sıfatlarını tanımak çok zor ama bir o kadarda kolay ama bakmanız lazım, bilgiye ulaşmak bakmak istemek görmek gerçekle yüzleşmek zorundasınız. Demin üsküdar belediye başkanının bir videosunu gördüm akpli bir üyeye direkt söylemedi ama şunu dedi “bari ramazanda yalan söyleme” şimdi o üye, eve gidecek, yemek yiyecek, sokakta insanların yüzüne bakacak, çocuğunun yüzüne bakacak ve uyuyacak. Çok rahat uyuyacak hem de, şimdi siz bu insanı kendinizle aynı değerleri taşıyor gibi görürseniz yanılırsınız. Size söylense böyle bir cümle zorunuza gider uyuyamazsınız ama o uyuyacaktır emin olun. Bunu sizin gördüğünüz gibi onu seçenlerinde görmesi lazım ama önce bakmaları gerek, bakmaları için de merak etmeleri lazım, bunu nasıl sağlarız, düşünün. Sizin, bizim sorumluluğumuzda bu.
Karşınızda bilgisini sadece televizyondan ve facebooktan alan büyük bir kitle var. Onlara ulaşmanın bir yolunu bulmak lazım. Direkt bilgiyi söylemeye gerek yok, merak ettirin ve yolu işaret edin. Onlar hakikati bir noktada bulacaktır diye ümit ediyorum.